Hz. Ademin Dili - ademce.com

Ademce
 Yazılar  Duyurular  İletişim


Hz. Ademin Dili

Manafi el Hayavan'da Adem ile Havva Müslümanlıkta olduğu gibi Hıristiyanlık ile Yahudilikte de ilk insan Hz. Ademdir. Ortak ata olgusunun üç büyük din ile sınırlı olmayıp daha öncesinde de var olduğunu biliyoruz. Mezopotamya mitolojisinde ortak ata için "adem" sözcüğüne oldukça benzer sözcükler kullanıldığı görülüyor. Sümer krallar listesinde ulusun ilk önderi olarak geçen Adapa, yaratılan ilk insandır. Sümerce "adapa", Akatça "adam" sözcükleri ile Arapça "adem" sözcüğünün özdeşliği açıktır. İnsanlığın ilk dilini en iyi anlatacak sözcük, Ademce olsa gerektir. Bu yazıda Hz. Ademin dili Ademce, Türk-İslam geleneği açısından ele alınacaktır.

İslam öğretisi, bildiğimiz anlamdaki dilin en azından insanlığın başından beri var olduğunu söylüyor. Adem'den önce yaratılmış olan melekler olsun, Adem'le ilgili gelişmelerin baş oyuncusu olan İblis olsun sürekli bir iletişim içindedir. Kuran'da sözü edilen karşılıklı konuşmalar dil kavramının Adem'den önce de var olduğu biçiminde yorumlanabilir. Ancak bu konuşmaların bildiğimiz anlamdaki dil kavramından başka bir nitelik taşıdığını düşünmek için de kapı açıktır. Bakara suresinin 31. ayetinde Adem'e bütün adların öğretildiği söylenmektedir; işin ilginç yanı bu öğretilenleri meleklerin bilmiyor olmasıdır. Adem'e öğretilenleri meleklerin bilmediği sonraki ayetlerde açıkça söyleniyor. Meleklerin varlıkların adlarını bilmiyor olması, Allah ile melekler arasındaki konuşmalarda bildiğimiz anlamdaki dilden daha başka bir iletişim biçiminin söz konusu olabileceğini düşündürüyor. Allah meleklerin Adem'e secde etmelerini buyurduğunda İblis dışında bütün melekler Adem'in önünde yere kapandı. Daha önce meleklere hocalık eden İblis buna karşı çıktığı gibi bundan sonra Adem'i yoldan çıkarmayı da kendine görev edindi. Yasaklanan ağacın yemişinden yemek; cennetten çıkarılmak; insanlığın dünyaya kendi aralarında düşmanlar olarak indirilmesi;... Bütün bunlar Adem'e verilen bilgilerden sonra, bu bilgilerin verilmesiyle bağlantılı olarak gelişiyor. İblis'in gücüne gidenin yalnız Adem'e verilen bilgiler olduğunu söylemek biraz eksik olabilir: Adem'e bütün adlar öğretilmeden önce Allah'ın meleklere yeryüzünde bir halife yaratacağını söylediğini de unutmamak gerek. Halife sözcüğü, birinin yerine geçen anlamına geliyor. İslam halifelerinin Hz. Muhammed'in ardından onun yerine müslümanları yönetmesi gibi. Allah yeryüzünde bir halife yaratacağını söylediğinde, Adem'in yeryüzünde kendi yerine geçeceğini bildirmiş oluyor. Bütün adların Adem'e öğretilmesi, ilk insanın hayvan seslerine benzer sesler çıkararak değil de anladığımız anlamda konuşarak anlaştığı bir dili olduğunun kanıtı olarak görülebilir.

Ademcenin sözcükleri, Bakara suresinde Adem'e öğretildiği bildirilen adlar olmalı. Ademcenin başlıca özellikleri kaynağının doğrudan Allah olması, ilk dil olması, cennette konuşulmuş olması diye sayılabilir. Cennette konuşulan bu ilk dil, kıyametten sonra da cennette konuşulacak olan dil olmalıdır. Cennetin dili dediğimiz Ademcenin hangi dil olduğu konusunda değişik görüşler ortaya konmuştur. Hadislerden yola çıkılarak cennetin dilinin Arapça olduğunu ileri sürenler olduğu gibi cennette konuşulan dilin Süryanca, İbranca, Farsça gibi başka diller olduğunu ileri sürenler de olmuştur. Kaygusuz Abdal, Adem Babaya cennette öğretilen dilin Türkçe olduğunu söylemiştir. İsmail Hakkı Bursevi de Adem Peygamberin cennette konuştuğu dilin Türkçe olduğunu düşünmektedir. Feraizcizade Mehmed Şakir'in Sultan II. Abdülhamid'e sunduğu Persenk adlı kitabı insanlığın ilk dilinin Türkçe olduğu üzerinedir.

Cennetin dili olan Ademcenin yaşayan dillerden biri olduğunu ileri sürmek yanıtlanması gereken pek çok yeni soruya neden olmaktadır. Kaygusuz Abdal gibi biz de Adem Baba Türkçe konuşuyordu diyecek olursak: Bu Türkçe hangi Türkçedir? Çağdaş Türkiye Türkçesi mi, Osmanlı Türkçesi mi, Eski Anadolu Türkçesi mi, Karahanlı Türkçesi mi, Uygur Türkçesi mi, Orhun Türkçesi mi,...? Çağdaş Türkiye Türkçesinin izleyebildiğimiz 1500 yıllık geçmişindeki dönemlerin de öncesinde karanlıkta kalmış 1500 yıldan çok daha uzun bir geçmiş söz konusudur. Adem Babanın konuştuğu Türkçe, işte bu uzun geçmişin başlangıcıdır. Çağdaş Türkçe gibi Orhun Türkçesinden dallanmış Azerice, Türkmence, Kazakça, Özbekçe, Kırgızca, Uygurca gibi değişik çağdaş Türk dillerini konuşanlar, kendi aralarında anlaşmakta güçlük çektikleri gibi hepsine kaynaklık eden Orhun Türkçesini de öğrenmeden, doğrudan anlayabilmeleri söz konusu değildir. Orhun Yazıtlarında kullanılan sözcüklerin büyük çoğunluğunun çağdaş Türk dillerinde yaşamakta olan bilinir sözcükler olması bu gerçeği değiştirmiyor. Orhun Türkçesini anlayamazken yine bir Türk dili olan Bulgar Türkçesi gibi daha eski dallanmaların ürünü dilleri anlamanın daha da güç olduğu ortadadır. Bütün bunlar göz önünde bulundurulursa Adem Babanın Türkçe konuşuyor olması gibi Arapça konuşuyor olması, Latince konuşuyor olması, İngilizce, Fransızca, Almanca konuşuyor olması da eşit doğrulukta olmalıdır. Anlaşılan kimse için öteye dil biliyor olarak gitmek yok. Herkesin oranın dilini öğrenmesi gerekecek. Başka yolu yok!

Anlamı gereği Ademce, Türkçede olduğu gibi Arapçada da, Farsçada da, Latincede de, Almancada da,... yaşıyor olmalıdır. Dillerdeki ortak yanlardan yola çıkarak bu ana dil, Ademce kurgulanabilir mi? Türkçeden, Moğolcadan, Mançucadan, Koreceden, Japoncadan yola çıkarak Ana Altaycanın kurgulanması; Latince, Yunanca, Almanca, Hintçe, Farsçadan yola çıkılarak ana Hint-Avrupa Dilinin kurgulanması gibi;... Yaşayan yaşamayan bilebildiğimiz dillerden geriye gidilerek Tanrının Adem Babaya öğrettiği bu üstün dil, cennetin dili Ademce yeniden kurgulanabilir mi? İsmail Hakkı Sezer, Ademce yeniden kurulamayacak olsa bile Ademcenin çözümüne yönelik çalışmaların yararlı sonuçlar doğuracağını düşünmektedir. Kendisi bu dili tanımlamak için Türkçe "Ademce", Arapça "el-Ademiyye", İngilizce "Adamish" sözcüklerini önermiştir. Etimoloji (kökenbilim) çalışmalarının Ademce üzerine söz söylemeye yetecek düzeyde olmaktan çok uzak olduğu açıktır. İngilizce, Almanca gibi Germen dillerinde "biz" demek için kullanılan we, wir, *wiz; Farsça'da "ben" demek için kullanılan من [men] sözcüklerinin Türkçe kökenli olması, Hz. Adem'in Türkçe konuştuğunu göstermeye yetmez. Osman Nedim Tuna'nın Sümerce-Türkçe özdeşlikleri Ademce-Türkçe ilişkisini incelemek açısından çok daha anlamlı olsa gerek.

Adem Yavuz
16 Şubat 2014
18 Ekim 2013

İlgili Sayfalar
Ademce Ne Demektir?

Kaynak
Bakara Suresi - Diyanet
Adem - Vikipedi
Adapa - Vikipedi
Adem nece konuşurdu? - Beşir Ayvazoğlu
Ademce - İsmail Hakkı Sezer
Ademceye Giriş - İsmail Hakkı Sezer
Osman Nedim Tuna, Sümer ve Türk Dillerinin Tarihi İlgisi ile Türk Dili'nin Yaşı Meselesi, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara 2011, ISBN: 975-16-0249-1


Yukarı^
Ana Sayfaİletişim | © 2019 ademce.com