Renkli Denizlerimiz - ademce.com

Ademce
 Yazılar  Duyurular  İletişim


Renkli Denizlerimiz

Türkiyenin Konumu Haritaya baktığımızda yakınlarımızdaki Akdeniz, Karadeniz, Kızıldeniz gibi belli başlı denizlerin renk adlarıyla isimlendirildiğini görüyoruz. Başka dillerde de renkli deniz adlarının olması bu durumun Türkçeye özgü olmadığını gösteriyor. Akdeniz dışındaki renkli deniz adlarında Türkçe ile öteki diller arasında bir uyuşma var. Bu yazıda, yakın çevremizdeki "renkli" denizlerin adları incelenecektir.

Renkli denizlerden Akdeniz ile Karadeniz, Anadolunun 3 yanını çevrelemektedir. Renkli denizlerin üçüncüsü olan Kızıldenizin çağdaş Türkiyeyle bir bağlantısı kalmamıştır. Karadeniz, doğudan batıya bütün Anadolunun kuzeyini kaplamaktadır. Batısında Akdenizin kuzeye doğru uzayan girintilerinden biri olan Ege Denizi ile sınırlanan Anadolu, güneyde de büyük ölçüde Akdenizle çevrelenmiştir. Anadolu yarımadasının doğu ve güneydoğu yönleri Asya kıtasıyla kara bağlantısını oluşturmaktadır.

Renkli denizlerin neden böyle adlandırıldığı sorusu için akla ilk gelen yanıtlar bu renklerin ilgili denizin türlü açılardan bu renklerle nitelendirilmesine dayalı varsayımlardır. Akdenize beyaz köpükleri, Karadenize renginin koyuluğu nedeniyle bu adların verildiği düşünülür. Akdeniz ile Karadeniz kumsallarının rengi de adlandırma konusundaki bir başka kaynak olarak değerlendirilebilir. Nitekim Kızıldenize buradaki yosunların renginden dolayı bu adın verildiği görüşü yanında, kıyılarındaki dağların renginin bu adlandırmada etkili olduğu da ileri sürülen görüşlerdendir. Renkli deniz adlarıyla ilgili daha başka varsayımlar da vardır. Renkli deniz adlarının kaynağı araştırılırken algının ilk önce ilgili renklere yoğunlaştığı görülüyor.

Adını içindeki bir adadan alan Marmara Denizi, Akdeniz ile Karadenizi bağlayan küçük bir iç denizdir. Balıkesir'e bağlı Marmara ilçesinin bulunduğu Marmara Adası, Marmara Denizinin en büyük, Türkiye'nin ikinci büyük adasıdır. 1941 yılındaki 1. Coğrafya Kurultayından bu yana Ege Denizi diye adlandırdığımız suların adı, Cumhuriyetin ilk 21 yılı ile öncesinde ya "Ak Deniz" ya da "Adalar Denizi" olarak adlandırılmaktaydı. Marmara Denizi ile Ege Denizi adlandırmaları renkli olmadığı için konumuzun dışındadır.

Renkli deniz adları incelenirken bu denizlerin eskiden nasıl adlandırıldığına bakmak konunun daha açık görülmesini sağlayacaktır. Önce yakın geçmişten başlanacak olursa Osmanlı dönemindeki adlandırmalar ele alınabilir. Akdeniz: بحر سفيد [bahr-i sefid], آق دڭيز [aq deŋiz], بحر متوسط [bahr-i mutavassıt], بحر روم [bahr-i rum]. Karadeniz: بحر سياه [bahr-i siyah], قره دڭيز [qara deŋiz]. Kızıldeniz: بحر احمر [bahr-i ahmer], قيزل دڭيز [qızıl deŋiz] biçimlerinde adlandırılmaktadır. Renkli denizlerin Osmanlı dönemindeki adları günümüzdeki adları yanında bunların eski edebi dile uyarlanmış biçimleri olarak da karşımıza çıkıyor. Cumhuriyet döneminde kullanımdan kalkan Bahr-i Sefid, Bahr-i Siyah, Bahr-i Ahmer adlandırmaları günümüzdeki adlandırma biçimleriyle örtüşen anlamlar taşımaktadır. Bu adlandırmalar eski edebi geleneğe uygun olarak Farsça kurallarına göre oluşturulan tamlamalardır. Deniz adlarındaki bahr sözcüğü Arapçada deniz anlamına gelmektedir. Bu adlandırmalarda kullanılan sefid (ak) ile siyah (kara) sözcükleri Farsça; ahmer (kızıl) ile mutavassıt (orta) sözcükleri ise Arapça kökenlidir.

Hudud'ül-Alem adlı coğrafya kitabında dünyadaki denizlerin tanıtıldığı özel bölümde geçtiği biçimiyle, renkli denizlerimizin Osmanlı, Selçuklu öncesi İslam kaynaklarındaki adları günümüz dünya dillerindeki adlandırmalardan bütünüyle başkadır. Akdeniz: Rum Denizi; Karadeniz: Gürziyan Denizi, Bontus Denizi; Kızıldeniz: Arap Körfezi (Halic-i Arabi), Eyle Körfezi, Kulzum Körfezi adlarıyla anılmaktadır. Eyle şimdiki Akabe; Kulzum şimdiki Süveyş kentlerinin eski adlarıdır. Kızıldeniz, denizler bölümünde körfez olarak tanıtılmasına karşılık kitap içinde Kulzum Denizi biçiminde kullanılmıştır. Bu üç denizin Türk egemenliği öncesi İslam kaynaklarındaki adları artık eskimiş olup kullanımdan kalkmıştır.

Romalıların Akdenize verdikleri adlar: Mare Mediterraneum, Mare Nostrum biçimindedir. Akdenizin Latince adlarındaki "mare" deniz anlamına gelmektedir. Mare Mediterraneum adındaki Latince mediterraneum sözcüğü, medi (orta, ara), terra (kara) sözcüklerinden oluşmaktadır. Mare Nostrum: Bizim deniz; Mare Mediterraneum: Karaların ortasındaki deniz demektir. Yunanca Μεσόγειος Θάλασσα [mesogeios thalassa] adlandırması ile Latince Mare Mediterraneum adlandırmaları birbirlerinin birebir çevirisidir. Mare Mediterraneum, Akdenizin dünya dillerinin çoğundaki adlarına kaynaklık etmiştir.

Romalıların Karadenize verdikleri adlar: Pontus Euxinus, Mare Scythicum biçimindedir. Romalılar bu adlandırmaları Eski Yunanlılardan almışlardır. Eski Yunancada Πόντος [pontos], büyük deniz anlamına geliyor. Πόντος εύξεινος [pontos euxeinos], büyük konuksever deniz anlamına geliyor. Skythikos Pontos adlandırması İskit Denizi anlamındadır. Euxinus (konuksever, dost) sözcüğünün, İskitler döneminde Karadenizi adlandırmak için kullanılan ascania veya axaïna sözcüğünün bir örtmece sonucu değiştirilmesiyle ortaya çıktığı düşünülüyor. Eski bir İran dilindeki axaïna sözcüğü kara, karanlık, koyu anlamlarına geliyor. Buna göre İskitler döneminde de Karadeniz ile eş anlamlı bir adlandırma yapılmış olduğu düşünülebilir. Hem ses hem de anlam açısından çağdaş Türkçedeki "akşam" sözcüğüyle de benzeşen axaïna sözcüğünün, Eski Yunan dilindeki axeinos (yabancılara düşman) sözcüğüyle benzerliği Eski Yunan kolonicilere ürkütücü geldiği için euxeinos sözcüğüyle değiştiriliyor. Bizanslıların Karadeniz için kullandığı "poyraz" anlamındaki Καικίας [kaikias] adı Bulgarca Море сесил [more sesil] biçiminden alıntılanmıştır. Bu adlandırma biçimleri günümüzde eskimiştir. Karadenizin bütün dünya dilleri gibi çağdaş Yunanca adı Μαύρη Θάλασσα [mavri thlassa] da Türkçesinin çevirisidir.

Romalıların Kızıldenize verdikleri adlar: Mare Rubrum, Sinus Arabicus biçimindedir. Latince Mare Rubrum ile Yunanca Ερυθρὰ Θάλασσα [erythra thalassa] adlandırmaları "kızıl deniz"; Latince Sinus Arabicus ise Arap Körfezi anlamına geliyor. Eski Yunanlı tarihçi Heredot Kızıldeniz için "güney denizi" ile "kızıl deniz" adlandırmalarını eş anlamlı olarak birbirinin yerine kullanmıştır. Mare Mecca (Mekke Denizi) biçimi de, batılı coğrafyacıların kullandığı tarihsel adlandırmalardandır. Kızıldenizin Tevrattaki adı ים סוף [yam suf], İbranca "sazlık denizi" anlamına geliyor. Bütün bu adlandırma biçimleri günümüzde eskimiştir. Kızıldenizin bütün dünya dillerindeki adı Türkçesi ile eş anlamlıdır.

Babil Dünya Haritası Babil döneminden kalan bir kil tablet üzerindeki bilinen ilk dünya haritası göz önüne alınırsa renkli denizlerle ilgili bir ize ulaşmak zor görünüyor. İÖ 500 yıllarından kaldığı düşünülen söz konusu hatirada dağ, bataklık, şehir, kanal, Urartular, Asurlar, Elamlar ile bunları çevreleyen "acı su" gösterilmiş. Acı su, deniz demek. Onların dünyası da bu! Ancak yine de Sümer, Akat, Babil, Eski Mısır, Eski Yunan dönemleri araştırıldığında ilginç bilgilere ulaşılacağına kuşku yok. Denizle ilişkileri düşünülerek Eski Mısır ile Eski Yunan dönemlerinde daha ileri anlayışları yansıtan bir birikim beklenebilir. Dünyadaki renkli denizler yakın coğrafyamızdaki Akdeniz, Karadeniz, Kızıldeniz ile sınırlı değil. Öteki renkli denizler ile geçmişteki renkli denizler konusu başka bir yazıya bırakılmıştır.

Adem Yavuz
14 Şubat 2014
12 Ekim 2013

İlgili Sayfalar
Denizlerin Rengi

Kaynak
Akdeniz - Vikipedi
Karadeniz - Vikipedi
Kızıldeniz - Vikipedi
Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir. İleri! - Harita Genel Komutanlığı
Vladimir Feodoroviç Minorsky, Hudûdü'l-Âlem Mine'l-Meşrik İle'l-Magrib, Kitabevi Yayınları, İstanbul 2008, ISBN: 978-975-16-2269-3
Şemseddin Sami, Kamus-ı Türkî, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara 2010, ISBN: 978-975-9173-61-6
Abdullah Yeğin, Yeni Lûgat, Yeni Asya Yayınları, İstanbul 1975
Babylonian Map of the World - Wikipedia


Yukarı^
Ana Sayfaİletişim | © 2019 ademce.com